HAKEM HAFIZASI VE GALATASARAY - FENERBAHÇE BASKETBOL AVRUPA KADINLAR FİNALİ

Öncelikle Avrupa Şampiyonu Galatasaray Basketbol Kadın Takımını ve başta Coach Ekrem memnun olmak üzere tüm kadroyu kutlamak gerek.

Fenerbahçe'nin de hakkını yemeyelim, tek bir maç kaybederek Avrupa ikincisi oldular. Dünyanın bir numaralı ezeli rekabetini Avrupa finaline taşıyarak Türk Milletinin göğsünü kabarttılar.

Maç ile ilgili teknik yorumları basından takip ediyoruz. Fenerbahçe'nin daha geniş bir kadroya sahip olduğu, Galatasaray oyuncularının daha uzun süre alarak oynadığı, final maçına yorgun çıktıkları, bu yüzden önce açılan farkın sonra eridiğini ve tabi kenar yönetimde Galatasaray'ın ağır bastığını herkes döne döne anlatıyor.

Kimse bu maçın Türkiye Ligi değil de Avrupa Ligi maçı olduğunun ve maçın yabancı hakemler tarafından yönetildiğinin farkında bile değil. Sakın yanlış anlamayın Avrupa hakemleri Türk hakemlerinden daha iyi maç yönetiyorlar Galatasaray bu yüzden kazandı demek istemiyorum. Avrupa hakemlerinin Türk takımlarına dair hakem hafızaları olmadığı için maç çok daha rahat ve sorunsuz oynandı. Bir hakem ne kadar tarafsız olursa olsun daha önce bir çok kez maçını yönettiği oyuncuların hareketleri bilinç altına kazınır ve benzer hareketler gördüğü zaman düdüğü otomatik olarak çalar. Örneğin bacakları çabuk olmayan bir oyuncu savunma yaparken rakibinin elindeki topa doğru elini kolunu uzatmayı alışkanlık haline getirmişse ve hakem bu huyunu ezbere biliyorsa faul düdüğünü çok daha kolay çalar.

Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarını sezon boyunca yöneten Türk hakemlerin hafızalarından dolayı yanılma ihtimalleri daha fazladır. İki takımın denk kuvvetler olduğunu bildikleri için ara açıldığı zaman tedirgin olup kontrollerini kaybedebilirler, ya da pozisyonların gereği bir takım lehine daha fazla düdük çalarlarsa eleştirilme baskısıyla panikleyip istemsiz de olsa telafi düdükleri çalabilirler. Bütün sezon diyalog halinde oldukları, aynı dili konuştukları oyuncu ve antrenörlerin baskısı da işin cabasıdır. Bu bahsettiklerim yabancı hakemler için hiç bir negatif etki yaratmaz, yabancı hakem dikkatle pozisyonu izleyip doğru gördüğünü çalmaya çalışır. Eğer işini beceremezse FIBA bir daha üst düzey maç ataması yapmaz olur biter.

Bu sene iki Avrupa finalisti de bizim ülkemizden çıktı. Pekiyi ama seneye ne olacak. Seneye Fenerbahçe yine ilk dörde girecek ama Galatasaray orada olmayacak. Neden mi? Fenerbahçe bu kadar yaklaşıp kupayı ikinci defa kaybettiği için daha da hırslanacak, kupayı almayı gurur meselesi yapacak. Galatasaray oyuncuları ise Avrupa Şampiyonu olmanın verdiği öz güvenle fiyat yükseltecekler. Herkes bu sene aldığından daha fazla para isteyecek. Bütçe beklenen rakamların çok üzerine çıkacağı için kulüp bu paraları ödeyemeyecek. İstediklerini alamayan oyuncular kırgınlık yaşayacaklar. Bir bölümü diğer takımlara transfer olacak, kalanlar da bu sene gösterdikleri performansı yakalayamayacaklar... Bir kupayı korumak onu kazanmaktan çok daha zordur.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise sahadaki yabancı oyuncu sayısı. Fenerbahçe 7, Galatasaray 4 yabancı oyuncu ile sahadaydı. Galatasaray maçı Türk oyuncuları ile kazandı... Bahar, Şebnem ve Işıl takımlarını kupaya taşıyan isimler oldu. Bundan ders çıkartmak gerekiyor. UEFA Kupasını kazanan Galatasaray Futbol Takımının Türk oyunculardan oluşan 8 kişilik iskeletinin yarı finalde Brezilya Milli Takımına 2-1 kaybederek Dünya üçüncüsü olduğunu unutmayın.

Uzun lafın kısası başarının devamı ve en büyük kupaları kazanmak için altyapımızı sağlam tutmak zorundayız...

Cihat LEVENT